.jpg)
Kurban et birşeyleri. Öyle sıradan, kolayca gözden gönülden çıkarabileceğin, "olsa da olmasa da olur" olanı, hasta sakat, toy ya da yaşlı olanı değil. En güzel çağında, en tatlı deminde, senin için en vazgeçilmez olanı ver. Yüreğin parçalansın, gözyaşınla yıka sunarken. "Gözümde bundan daha kıymetli birşeyim yok ama sen istersen sen istersen bundan bile vazgeçebilirim! " de sadakatle. Gönül rızasıyla, O'nun adıyla ver ve vazgeçerken de eziyet etme ki murdar değil kurban olabilsin. Bıçağı eline alıp teslimiyetle "ismailinin" in boynuna dayadığında şüphen olmasın ki gökler senin için de yarılır. Zira O' nun senin vereceklerine ihtiyacı yoktur değil mi ki "Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur." Kalpte taşınan sadakati hayat sahnesinde yaşatıp yaşatamayacağını ölçen bir imtihandır bu! Sevgi ve sadakatin ölçü birimi fedakarlıktır ezelden beri. Gözün O'ndan başkasını görse de sabredip O'na feda edebilir misin, görmektir gaye. En muhteşem yanı da şu ki ; O senin ne kadar(?) sadık olduğunu zaten bildiği halde, yaşayarak senin öğrenmen ,boy aynasında kendini görmen içindir hepsi!
" Unutmayın ki ne onların etleri ne de kanları asla Allah'a ulaşacak değildir. O'na ulaşan tek şey kalplerinizde beslediğiniz takvadır, Allah saygısıdır."
(Hac Suresi/37)
0 yorum:
Yorum Gönder